uzun hikaye
uzun hikaye

-Aga beeee!

-?

Küçücük bir anı bile sığdıramadığımız hayatımıza, yüz on sayfalık ince bir kitaba uzun hayatlar sığdıran, sinemayı yakıp Münire’yi kaçıran Bulgaryalı Ali’nin hikâyesi…

Bu uzun hikaye iki zorlu yaşantıdan filizlenen Mustafa’nın çileli hayat hikayesinden ortaya çıkmıştı. Sevdiğini sahiplenen Bulgaryalı Ali ile sevdiğini yalnız bırakmayan Münire’nin hikayesi. Göz yaşartan ve okurken boğazımızı düğüm düğüm eden bir UZUN HİKAYE’nin baş mimarileriydi onlar. Ali adam gibi adammış, okurken helal olsun be dediğim bir kahramandı benim için. Lakin sadece Ali’ler yoktu hikayede; Mustafa’nın arkadaşı Celal’in ölümcül hastalığı ve onun Ayla’ya olan sevdası bir yana dursun iki arkadaşın aynı kızı sevdalanmasına ne demeli? Bu arada iyi kalpli istasyon şefini, Emin efendiyi, okulun hademesini ve bunların tam aksi olan okul müdürü, zabıta memurunu da unutmamak gerek.

Yaz sıcağında elime aldığım “uzun hikaye” içimi cız ettiren olay örgüsüyle birlikte konular arasındaki geçişi gayet akıcı olduğu için, sanki bir kitap okuyormuşcasına değil de kütüphanenin tozlu raflarının arasından çıkan eski bir günlüğü okuyormuş gibi bir hissiyat veriyor. Kısacası bir erkek olarak üzdün be bizi Bulgaryalı Ali…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here