sineklerin tanrısı william golding
sineklerin tanrısı william golding

-Tamam, bir solukta olmasa da hızlı bitebilir.

İlk başta ismiyle daha sonra da anlattığı hikâyeyle çok büyük mesajlar veren Sineklerin Tanrısı’nı okurken, kitap çocuk masalıymış gibi gelebilir. Hatta kötü başlayan hikâyenin devamında, bir kahramanın gökten inmesini bekleyebilip, hikâyenin mutlu sonla bitmesini de arzu edebilirsiniz. Lakin gökten inen bir kahraman olmayınca hikâye tamamıyla değişiyor. Aslında, değişen hikâye olmuyor, koskoca bir insanlık değişiyor.  Bu insanlıksa değişmeye zaten meyilliymiş. Çocukluktan beri… Hani masumdur ya çocuklar, aslında değiller. -Bana göre hâlâ masumlar :)- Kitabı okurken de “Belki bizden başka canavar yok.” diyebilirsiniz.
(Normalde roman tarzı kitaplar okumayı pek sevmiyorum, ama bu kitap diğerlerine nazaran daha güzel.)
Kitaptaki karakterlerse şöyle;

Ralph, iyimser, lider vasıflı, cana yakın bir komutanın oğlu.

Domuzcuk, alt tabakadan yetişmiş şişko, ileri derecede miyop ve astımı olan, fakat zeki bir çocuk.

Jack, tam ortada bir karakter. Hırslarına yenik düşen, ne istediğini bilmeyen bataklığa düşmüş bir çocuk.

Roger, kötülük için yaşayan, psikolojik sorunları olduğunu düşündüğüm bir “vahşi”.

Dipnot: “William Golding niye böyle bir kitap yazmış?” diye düşünürken. Kitabın arkasındaki yazıda, yazarın ikinci dünya harbine katıldığını ve çeşitli savaşlarda bulunmasından dolayı subaylık rütbesi verildiği yazıyor. Benimde kendi kanaatimce katıldığı savaşlarda gördüğü acımazsız olaylardan etkilenip böyle bir kitap yazdığını söyleyebilirim.

İşte bundan mütevellit, Sineklerin Tanrısı kitabını bir solukta bitirebileceğinizi düşünerek, keyifli okumalar diliyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here