Hadım edilme cezası var mıydı?

Bu, çok sık konuşulan ve insanların merak ettiği konulardan biridir. Aslında kaynaklara bakıldığında olay kendiliğinden çözülecektir. Çünkü Osmanlı Devletinde tek bir hadım etme cezası uygulanmamıştır. Osmanlı Devleti asla böyle bir cezayı uygulamaz. Peki hadım edilmiş insanlar (Özellikle Karaağalar) sarayda istihdam ediliyorlar mıydı? Evet! Fakat, saraya alındıklarında zaten hadım edilmiş durumdaydılar. Bu Osmanlı’nın suçu değil. Osmanlı yönetimi Mısır Valisine istediği sayıyı iletir, Afrika’dan Mısır’a, köle kervanlarıyla gelen zenci köleler yönetim tarafından seçilerek İstanbul’a gönderilirdi. Bu insanlar (çoğunlukla 9-10 yaşlarında idiler) kendi ülkelerinde hadım edilip, köle pazarlarında pazarlanırdı. Osmanlı bu insanları asla ve asla kötü amaçlar için kullanmamış, normalde dünyanın herhangi ülkesine gitse, okuma yazma bile öğrenmesi yasak olan bu çocukları eğitmiş, önemli görevlerde yer ver sahibi yapmıştır.

Osmanlı zaman zaman hadım etme cezası İslam’da olmadığından, bu cezanın diğer ülkelerde uygulanmasının da önüne geçmeye çalışmıştır. Hatta Şeyhülislam Zembilli Ali Efendi bir gün divanda; hadım edilen insanları sarayda istihdam ediyoruz. Bu tavrımızla öyle bir ticaretin önünü açıp, teşvik ediyor muyuz? diye rahatsızlığını dile getirmiştir. Osmanlı’da böyle insanlık dışı bir cezanın uygulanmadığının kanıtları vardır:

“Bilindiği gibi, hadımlık veya bir diğer ifadeyle tavaşilik, doğuştan veya sonradan yapılmış bir ameliye yüzünden erkeklik özelliğinin kaybedilmesi manasını ifade etmektedir. Hadım etme ameliyesinin nasıl yapıldığına dair ayrıntılı bilgilere sahip değiliz. Bir insanı, cinsi hayatından mahrum etmek demek olan hadımlık, Islâm hukukunda caiz görülmemiştir. Hadımlığa hisa veya ihtisâ denilmektedir. Hatta bütün Osmanlı Şeyhülislamları hadımlığın caiz ve meşru bir fiil olamayacağına dair kesin fetvalar vermişlerdir. İslám Hukukunda erkeğin cinsel organı hadım edilmesi tamamen yasaklandığı gibi, hayaları kesilerek veya tesirsiz hale getirilerek hadım edilme de yasaklanmıştır.” 33

Karaağaları zihinlerinizde; belki de, sultanın iki yanında, dev yaprakları sallayan insanlar olarak hayal ediyorsunuz. Masallardan, romanlardan, filmlerden zihnimize işlenen bu idi. Peki ya gerçekler? Gerçekte bu insanların sarayda çok önemli görevli vardı. Sanıldığının aksine de çok zeki ve ilim irfan sahibi, eğitimli kişilerdi. Yaptıkları hayır eserlerini anlatsak cilt cilt kitap yazmak zorunda kalırız.

33: Ahmet Akgündüz, Osmanlı’da Harem, s:275

Kitap ismi: Serhat Arvas- Osmanlı’ya atılan itiraflar.

2 YORUMLAR

  1. I needed to draft you that little bit of observation so as to say thanks once again for your lovely opinions you’ve documented in this article. It is quite remarkably generous of people like you to deliver openly exactly what a number of us might have marketed as an e book to end up making some dough for themselves, most importantly given that you could possibly have done it if you ever decided. These pointers as well served like the fantastic way to fully grasp other people have similar eagerness like my own to know great deal more on the topic of this issue. I am certain there are millions of more fun opportunities in the future for individuals who look over your blog post.

  2. I precisely had to appreciate you all over again. I’m not certain the things I might have done in the absence of the actual ideas documented by you directly on such field. It became a real distressing condition for me personally, but encountering a new professional form you managed it forced me to jump for delight. I’m just happier for the guidance and even have high hopes you find out what a powerful job you’re doing instructing most people through your blog. I am sure you’ve never encountered all of us.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here