canlı kitap
canlı kitap

Herkese merhaba, umarım bu yazıyı okumaya başlamadan önce neşe dolu ve bir o kadar da bilgiye açsınızdır. Yazımı okurken sizlerin tebessüm eder bir halde olduğunuzu düşünmek istiyorum. Hani böyle cıvıl cıvıl 🙂 İçimden dedim ki sizlere “Canlı Kitap”ı tanıtayım. Şaşırdığınızı tahmin ediyor ve “Canlı Kitap mı olur?” diye sorduğunuzu düşünüyorum. Kitap, canlı değil ama üzerimize serpilmiş ölü toprağını atmamız için bize yardımcı olacağına inanıyorum.  

KİTAPLA NASIL TANIŞTIM?
Kitaplar hakkında sohbet ederken bir ağabeyimin bana içinde “Canlı Kitap”ın da bulunduğu üç tane  kitap hediye etmesiyle kitapla tanışma fırsatı buldum. Diğer üç kitaptan kolayca sıyrılarak bana göz kırpıyordu. Çünkü kitap, beni ilk başta ismiyle sonrasında kapak mukavvasıyla kendisine âşık etmeyi başarmıştı. Dokununca diğerlerinden farklı olduğunu daha en başından anlıyorsunuz. “Kitap nasıl okunur?” derken, seni diyar diyar gezdiriyor ve düşündürüyor. Uzun uzun yazılarla sizi sıkmıyor. Mevzuları sıkıcı bir hal aldırmadan bitiriyor ve  konunun biri biterken bir diğeri başlıyor. Çocukken biz nasıl ki mantar ağaçlarının üzerinden Mario ile “dring! dring!” atladıysak 🙂

BANA KATTIĞI… “Canlı Kitap”ı okumadan önce çok hırslı bir okurdum. Şöyle ki, kendimde kitaplara karşı “aşağılık duygusu” belirmişti. Çünkü okumayan bir insandım ve bir an önce ben de o okuyanlar kafilesine katılabilmeliydim. Ve bunun için  belli bir kitap okuma sayısına ulaşmaya çabalıyordum. Tabii yanlış seçtiğim kitaplar da cabası… Az sonra altta ilk olarak isimleriyle ve sonra en aşağıda linklerini vereceğim bu kitaplar bir anda okunacak kitap tipleri değildi. Aksine okunup üzerinde düşünülmesi gereken kitaplardı: – Temellerin Duruşması I – Dört İncil Farklılıkları ve Çelişkileri Ben de nasıl  bir hırs yapmışsam asla kitaplardan vazgeçmedim. Çünkü karar vermiştim artık… “

OKUYACAKTIM…” Yukarıda verdiğim kitap türlerini okurken notlar alınması gerekiyor. Eee, tabi ben de  bunları doğal olarak bilmiyordum. Ve zannediyorum ki, okuyunca anlayacağım ve aklımdan hiç çıkmayacak. Lakin altı ayda bir beynin kendini hafiften sıfırladığı düşünüldüğünde altı ay müddetince hangi kitabı aklınızda tutabilirsiniz? “Canlı Kitap”ta da not alma taktiğini okuduğum andan itibaren bundan önceki kitapları okuduğuma pişman olmadım ama keşke sıralama olarak “Canlı Kitap” tarzı kitaplardan başlasaymışım diyorum. Peki, daha önce okuduklarıma ne olacak? Tekrardan bir gözden geçirmem gerekiyor. Aslında beni bıraksanız sabaha kadar kitabın katkıları hakkında yazabilirim. Lakin çok sıkmadan 1000 kitap sitesinde gezinirken Rabia Hanım’ın “Canlı Kitap” hakkındaki yazısını alıntı yaparak bitirmek istiyorum: “Nitelikli, seçici, düşünen ve okuduğunu kendine katabilen bir okur olmak, yani “Canlı Kitap” olmak adına hazırlanmış güzel ve faydalı bir eser. Kitapta öncelikle okumayı, kitapları, okuryazarlığı, kitabın tarihini açıklıyor; daha sonra da “Neyi Nasıl Okumalı?”, “Çocuk ve Kitap”, “Okuryazar Olmak Yetiyor Mu?” gibi başlıklar altında tavsiyeler veriyor. Aslında her yerden duymaya alışkın olduğumuz cümleler olsa da yine de okumalarımı gözden geçirmek adına bana güzel katkıları olduğunu söylemeliyim. Esere dair en sevdiğim şey ise ünlü yazarların ve ilim adamlarının alıntılarının yanında onların hayatına ve okumalarına dair kesitler sunmasıydı. İncelememi okuduysanız kitabın tanıtım yazısını da muhakkak okumalısınız diyorum, iyi günler. :)”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here